Oldukça fazla lafı yapılan ve bu yüzden beni meraklandıran yinede çok detaylı araştırmayı beceremediğim büyük hadron çarpıştırıcısının sonuçları neler olucak bende merak ediyorum. Evet dün tokuşturdular protonları fakat henüz sonuçları görmüş değiliz. Bir karadelik dünyayı yutacak mı ya da karadelik oluşur mu? Bu devasa makine 3,76 milyar €’ya mâl olmasına rağmen neden birçok ülke destek verdi? Gözlemlenmek istenenler nelerdir? Bu araştırma neden yapıldı/yapılıyor?
Sanki bütün televizyon kanalları bu araştırmaya cepe almış durumda. Bilinçaltından yapmayın etmeyin gönderimlerini veriyor her ne kadar zararsız kelimesini önplanda tutarmış gibi yapsada. “Çarpışmanın sonrasında kara delik oluşmayacak merak etmeyin” derken aynı haberde karamsar bir şekilde “Küçük, büyük, orta halli bir şeyler oluşabilirmiş. Tehlikeli olduğunu söyleyen bilim adamlarıda azımsanmayacak kadar fazla” denilebiliyor. Nassı yani ya diyerekten kalıyorum.
Daha öncede benzer tokuşturmalar yapıldı fakat bunun farkı çok daha muazzam bir kuvvetle yapılıyor olmasıydı. Bu tokuşma sırasında big-bang’in yapıtaşları gözlemlenecek.
Bunu en basite indirgeyerek şöyle açıklayabilirim. Atomun altında proton nötron görüyoruz. Atoma ilişkin ilk öğrendiklerimiz bunlardı. Protonlar ve nötronlarda islami lügatta “zerre” olarak geçen daha küçük parçacıklara yani “kuark“lara ayrılabiliyor. Aynı zamanda zerreler kendi aralarında etkileşim kurmak için bazı parçacıklardan yararlanıyor. Yani atomun içerisi o kadar basit değil. Her daim hazır ve nazır çalışan 100lerce parçacık bir düzen içerisinde birbirini hiçbir iradi fonksiyonu olmamasına rağmen tamamlayacak şekilde çalışıyor. Bizi Allah’ın sanatına hayretler içerisinde bırakıyor.
Büyük hadron çarpıştırıcı ile çok yüksek güçte çarpıştırılacak proton demetlerinin parçacıkları ayrılacak. Ayrılan kuark ve glüonlardan kainatın yaratılışındaki gibi bir “sıcacık çorba“ meydana gelecek. Bu sırada tam 14 tera elekton voltluk yani güneş sıcaklığının 100 katı bir sıcaklığa ulaşılacak. Çorbanın ne kadar sıcak olduğunu tahmin edebiliyorsunuz umarım. Bu çorba soğuyup yoğunlaşırken parçalar birbiri ile big-bang’te olduğu gibi etkileşim içerisine girer. Tekrar protonlar, nötronlar ve diğer parçacıklar oluşmaya başlar. Kuarklar serbest kaldığında nasıl etkileşim içine gireceği gözlemlenerek evrenin yaratılışının ilk dakikaları hakkında deneysel olarak bilgi edinebilecek inşallah.
Aynı zamanda ortaya çıkan parçacıklar üzerindede gözlem yapılabilecek. Örneğin teorik olarak maddeye kütlesini higgs bozonların verdiği düşünülmektedir. Foton gibi parçacıklarda ağırlık-kütle olmayışı ise yine higgs bozonlarının olmayışı ile ilgili olduğu düşünülmektedir. Bu tokuşturmada gözlemi yapılacaklar listesinde higgs bozonuda ön sıralardaydı. Gözlem sonuçları hakkında henüz yeterli bir bilgi bulamadım.
Deneyin asıl yapılma sebebi bilindiği gibi big-bang hakkında fikir edinmekti. Big-bang neydi ? Malum ateistlerin en çok karşı çıktığı idealist teori!
O halde en merak ettiğim konu şu. Burada big-bang’e dair araştırma yapılırken neden birileri çıkıp “Tanrının işine karışmayın” diyor. Şu kadarını söylüyorum : “Bilimadamları yoktan birşey yaratmıyor!“. Hâlâ CERN’de çalışan Türk kızın sözlerini unutmuyorum. “Burada ne yapıyorsunuz?” diye soran gazeteciye gülümseyerek şunu söylemişti : “Evren, Tanrının bir bulmacası ve biz bu bulmacayı çözmeye çalışıyoruz“.
Bir başka söylemleri ise “düzeni bozmayın” oluyor. İtiraf etmeliyim ki bundan bende tırsıyorum fakat şuna eminim ki “Allah bu dünyayı bir karadeliğe en azından şu anda yutturmaz sanırım“.
İşin komik tarafı sürekli bilim-din takışmaları görüyorum haber sitelerinde ve forumlarda ki yorumlarda. Bunu yapanların dinini yeteri kadar bilmediklerini düşünüyorum. Öncelikle biz müslümanların!
Belirttiğim gibi benimde endişe ettiğim noktalar var elbet. Karadelikler küçük olsada madde yutacaktı. Sabah uyandığımda birçok yerde deprem olması ve annemin en garip zamanlarda hissettiğini söylediği ve her seferinde isabetli olduğu endişe bendeki endişenin yersiz olmadığını ispatlar nitelikte.
İki atasözü var aklımda ve ikiside çelişki içinde;
Ya “kediyi merak öldürür” ya da “merak ilmin hocasıdır“.
Belkide her ikisi birden…









Yazan Eller Dert Görmesin İnşallah